ABD yönetiminin ithal otomobillere ve parçalara yönelik potansiyel gümrük vergisi düzenlemeleri, küresel otomotiv markalarını harekete geçirdi. Vergi artışı ihtimaline karşı Beyaz Saray’ın yolunu tutan üreticiler, maliyetleri artırmadan pazarda kalabilmenin yollarını arıyor. İşte görüşmelerin perde arkası ve sektörün beklentileri…
ABD’de Otomobil Sektörü Gümrük Baskısı Altında
Küresel otomotiv üreticileri, ABD’nin ithalata yönelik yeni vergi planları nedeniyle ciddi bir belirsizlik süreciyle karşı karşıya. Biden yönetiminin özellikle Çin menşeli elektrikli araçlar, batarya teknolojileri ve bazı yedek parça kategorileri için yeni bir gümrük tarifesi paketi üzerinde çalıştığı iddiaları, sektörde tedirginliğe yol açtı.
Bu gelişme üzerine birçok otomobil üreticisi, Washington’da üst düzey yetkililerle bir araya gelerek potansiyel gümrük artışlarının sektöre olan etkilerini anlatmak ve düzenlemelere karşı esneklik sağlayacak alternatif çözümler talep etmek üzere Beyaz Saray temaslarını yoğunlaştırdı.
Neden Şimdi?
Görüşmelerin hız kazanmasında birkaç kritik etken ön plana çıkıyor:
- Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik jeopolitik gerginlikler
- İç piyasayı korumaya yönelik “Amerikan malı” öncelikli sanayi politikaları
- 2024 başkanlık seçimleri öncesi ticaret politikalarında sertleşme ihtimali
- ABD iç üreticilerinin lobi baskısı ve korumacı söylemlerin artışı
Özellikle Çin merkezli üretim yapan ve ABD pazarına ihracatla giren markalar, artacak vergilerin maliyetleri dramatik şekilde artıracağından endişe ediyor. Bu durum, yalnızca Çinli markaları değil, Çin’de üretim yapıp global olarak satışa sunan Avrupalı ve Asyalı markaları da etkileyebilir.
Kimler Beyaz Saray Yolunda?
Beyaz Saray’da görüşme yapan veya temas kurmaya hazırlanan firmalar arasında:
- Tesla (özellikle Çin üretimi batarya hücreleri üzerinden etkilenebilir)
- Hyundai-Kia Grubu
- Volkswagen ve BMW gibi Avrupa merkezli üreticiler
- Çinli üreticiler: BYD, NIO ve XPeng (ABD pazarına giriş planı olanlar)
- GM, Ford gibi yerli üreticiler de karşı cephede gümrük savunmasında rol oynuyor
Özellikle Çin dışında üretim yapan ancak Çin kaynaklı bileşen kullanan markalar da, sınıra getirilecek her yeni düzenlemenin tedarik zincirlerine zarar vereceğini savunuyor.
Gündemde Hangi Vergiler Var?
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından değerlendirilen yeni tarifelerde gündeme gelen başlıca ürün grupları:
- Elektrikli araçlar ve batarya sistemleri
- Motor kontrol üniteleri ve yarı iletken bileşenler
- Çelik ve alüminyum parça ürünleri
- Yazılım destekli sürüş sistemleri
- Şarj altyapısı donanımları
Bu ürün gruplarına uygulanacak yeni vergilerin %25 ila %100 arasında değişebileceği, özellikle Çinli markalara özel yüksek oranların planlandığı belirtiliyor.
Üreticilerin Alternatif Önerileri
Beyaz Saray’a sunulan önerilerde, sektör temsilcileri doğrudan vergi muafiyeti yerine bazı “çözüm alanları” öneriyor:
- ABD’de üretim tesisleri açan firmalara gümrük indirimi uygulanması
- Batarya üretimini ABD içinde yapan markaların teşvik edilmesi
- Geçiş süreci için en az 18 aylık adaptasyon takvimi tanınması
- Ticaret anlaşmaları kapsamında esnek kota sistemi oluşturulması
- Yeni gümrük düzenlemelerinde marka yerine ürün bazlı değerlendirme yapılması
Bu önerilerle birlikte üreticiler, hem ABD ekonomisine katkı sağlamayı sürdürmek hem de tüketici fiyatlarını erişilebilir seviyede tutmayı hedefliyor.
Tüketici Fiyatlarına Etkisi
Gümrük vergilerinin hayata geçmesi durumunda, özellikle elektrikli araç fiyatlarında ciddi artışlar yaşanabileceği öngörülüyor. Analistlere göre bu artış, bazı modellerde 8.000 – 12.000 dolar seviyelerine ulaşabilir. Bu durumun orta segment EV modelleri için erişilebilirlik sorunları yaratabileceği belirtiliyor.
Özellikle:
- Çin’de üretilip ABD’ye ihraç edilen giriş seviyesi EV modelleri
- Bataryası Çin kaynaklı olan plug-in hibrit modeller
- Ucuz parça ve yazılım tedarikiyle maliyet avantajı sağlayan markalar
doğrudan fiyat artışı tehdidiyle karşı karşıya kalabilir.
Sektörün Geleceği İçin Kritik Bir Süreç
Otomotiv endüstrisi, yalnızca üretim değil, aynı zamanda tedarik zinciri, yazılım, batarya ve servis altyapısı gibi geniş bir alanı kapsıyor. Bu nedenle atılacak her adım, sadece markaların değil, aynı zamanda tüketicinin, tedarikçilerin ve altyapı yatırımlarının da geleceğini şekillendirecek potansiyele sahip.